Savur Mezopotamyanın kuzeyinde yer alırDoğusunda Şırnak, batısında Şanlıurfa il sınırı, kuzeyinde Diyarbakır,güneyinde ise Mardin bulunmaktadır
Asur Kralının (İÖ 1300) kuzey Suriyenin büyük bölümünü aldığı seferde Şaru kentinden söz edilmektedir Bu kentin Savur olduğu ileri sürülmektedir
II Surnasirpal MÖ 883 - 859 yıllarında Şaru kentinde isyan çıktığını ve Habur a doğru yayıldığını saptamış ve Şaru ya gittiği araştırmacılarca da doğrulanmıştır
Bizanslıların Tur Abidinde yaptıkları imarlar sırasında Sauras olarak anılmış olup Bizanslılardan sonra Sasaniler dönemi içersinde Staor olarak anılmıştırSavur u içine alan kuzey Mezopotamya nın ilk tanınan halkı Huriler dir MÖ 1300 yıllarında Asur kralı Adat Nirari nin kuzey Suriye yi aldığı savaşta Şaru (savur)kentinden söz edilmektedirTur Abidini de savur geçidi yoluyla almıştır
Asurlular döneminde Savur dan Musul a kavak ticareti yapılmaktaydıKavaklar Dicle ırmağına taşındıktan sonra şişirilen deri tuluklar üzerine istif edilerek Hasan Kaf li (hasankeyf) usta salcılar yönetiminde Musul a götürülüp pazarlanırdıBu iş Savurlulara yüklü miktarda para kazandırmaktaydı Günümüzde gelişmiş olsa da halen yapılmaktadır Savurun büyük gelir kaynağı arasında ilklerde yer almaktadır
Pers dönemi MÖ 7 yüzyılda Persia adının verdiği körfezin doğusunda eyaletin adıdır Pers handan Ahamenidlerin yönetimi altındalar Artan Med baskısı nedeniyle ile dağlara çekilip varlıklarını gizlemişlerdir Kral Kinus 529-559 büyük babası Med kralı Key Astiyağı tahttan indirerek Pers devletini kurdu
Yüzyıllardır orta doğu ve Savurun da içinde bulunduğu bölgeyi etkileyen;özellikle Roma-Sasani çekişmesin de etkinliğini duyuracak Pers imparatorluğunun Menli Kirosun Babilde sürgündeki Yahudileri serbest bırakmasını istedi Kirosun Yahudilere gösterdiği bu lütuf ilerde Romalıların egemenlikleri altındaki Musevilere şüpheyle bakmalarına neden olacaktırEsaretten kurtulan Yahudilerin birinci kısmı Suriye ye ve yukarı Mezopotamya ya yerleştiler
Portlar : MÖ 247 yılında Arşak adında biri Yunanlılara başkaldırarak çıktığı bölgede Portlar adında bir devlet kuruldu Portlar siyasi bağımsızlıklarını genişleterek büyük bir güç olarak Romalılara rakip oldular Medlere saldırarak Fırat ve Dicle arasındaki bölgeyi ellerine geçirdiler MÖ160-139 tarihi arasında birinci Mitridot, Fırat kıyılarına kadar Savur bölgesini ve tüm Mezopotamya yı Port ülkesine kattı
Romalı komutan Lukallas 68 yılında Tiğranın eski başkenti Arteksata almak üzere Malaz kent bölgesine yürüdü Kışın yaklaşması nedeniyle Romalılar Mezopotamya ya inerek Tiranın elinde olan Nisibis i (Nusaybin) kuşattıKent tuğlalarla örülü iki surla çevriliydi Tiğranın kardeşi Vali Guros iç kaleye çekildi ancak çatışmadan sonra teslim oldu
Romadaki çıkarlarını korumak için Pompeyusla anlaştı büyük bir tazminat karşılığında yurdunda kaldı Pompeyus Romaya döndükten sonra Konsül Makus Karasus suriye ye geldi Port devletini yıkmak üzere Urfanın abgar krallığı bölgesine girdiKarhe (harran) yöresinde Port kralı 1Ordun ordusu tarafından kuşatılarak birlikleri yok edildi üç gün sonrada kendisi öldürülünce Suriye Diyarbakır ve Savurun da aralarında bulunduğu bütün bölge Abgar krallığının egemenliğinde kaldı Yazıtlar Aramilerin MÖ14 yüzyılda Suriyenin doğusunda yaşadıklarını göstermektedirMuat kendilerine Kalderiler tarafından verilmiştir
MÖ 1180 yılında Hitit İmparatorunun yıkılışından sonra yeni Hitit krallığı, Mısırlıları hırpalayarak kuzey Suriye den Ürdün e kadar olan bölgeye yerleşmişlerdir Şam, Hama,Sovba,Tedmor ,Amman ve Edom da askeri ve siyasi olarak oldukça zayıf prenslikler kurdular ve saldırlar altında yarı göçebe olarak yaşadılar
Yahudiler Hz Musa aracılığıyla Mısır tutsaklığından kurtularak Kudüs e yerleştiler Babil kralı Mebukadnazarın Filistin i ele geçirmesiyle başlayan Babil tutsaklığından Pers imparatoru Medli Kuros tarafından kurtarılmalarına değin çeşitli boylarla olan ilişkileri siyasi tarihinde olduğu kadar dinsel anlayışlarında parçalamaya yol açmış ve doğal olarak ortaya yeni mezheplerle tarikatlar çıkmıştır Karailer, Faraziler, Saddukiler, Eseliler ve Katipler gibi Roma egemenliği altındaki geniş topraklar üzerinde çok tanrılı devlet dinleri yanı sıra halk arasında gizli inançlar vardır Romalıların Yahudilere karşı yürüttüğü sert mücadele putperest kökenli Hıristiyanların Roma ya karşı olmaları nedeniyle rahat gelişmelerini dağladı Yahudi kökenli Hıristiyanlarla mücadele ederek 200 yıl içinde onları eritmeye çalıştıHıristiyanlığın Savurun bulunduğu Mezopotamya ya yayılmasında Süryanice, Urhai, sonradan Osrhoene ve Odessa denilen Şanlıurfa önemli bir yer tutar
I Şapur (241-272) yıllarında Roma imparatoru Gordianusa yenildi Roma Sasanilerin elinde olan Harran ve Nusaybin i geri aldılar I Şapur 272 yılındaki ölümünden sonra yerine I Hürmüz daha sonra sırasıyla; IBehram, II Behram kral oldular IIBehram döneminde Romalılar ve Sasanilerin aralarındaki barış bozulduÇıkan savaşta Sasaniler tekrar yenildi Barış yapıldıysa da barış korunamadı
303-310 yılları arasında krallık yapan II Ürmua un ölümü üzerine henüz annesinin karnında olan II Şapur kral ilan edildi Doğup büyüdükten sonra yetenekli biri olarak tanınırdı II Şapur 359 yılında Diyarbakır ı kuşattı ve 73 gün sonra ele geçirdi Sasaniler 30 bin ölü verdiler Aralarında Savurun bulunduğu Diyarbakır ve çevresi Romalılar ve Sasaniler arasında el değiştirdi
MS 607 yılına kadar Roma ve Sasaniler savaşı sürdü Halife Ömer den sonra İslam Orduları İran üzerine yürüdü,Üstünlük Araplara geçti ve böylelikle Sasani yönetimi MS 645 yılında sona erdi Savur tarihinin en görkemli dönemi kral Şapur dönemidir Böylelikle Staor adı da Kral Şapur dan gelmektedir Söz konusu Staore Staorun yeri anlamına gelmektedir
Roma İran çekişmelerinde Araplar kuzey Mezopotamya ya ve de Savurun aralarında bulunduğu bölgeye sık sık girip çıkmışlardır
Düzenli Arap egemenliği Sasani hanedanlığı çöküşünden sonra başladı Müslüman Araplar Dicle Irmağını geçtiklerinde ilkeleri olarak tamamen Kerdanilerle tanıştılarBu ilkeler Nasturi Merhabinin ilkeleriydi Müslüman Araplar Marturilere hoşgörülü şekilde yaklaştılar
Hz Muhammed (SAV)kendi etkiliğini sağladıktan ve yönetimini pekiştirdikten sonra ilk olarak bir antlaşma yaptıMüslüman Arapların daha kuzeye yani Savurun coğrafya olarak bulunduğu bölgeye gelişleri Halife Ömer dönemindedir MS 634 644 yılları arasında halife olan, HzÖmer in İslamiyeti kuzeye yaymak için görevlendirdiği İslam ordusu, Roma İmparatoru; Perakliusun ordusunu Yarmak savaşında yenerek Suriye yi aldı İad Bin Ganem MS 639 yılında beraberinde Halid Bin Velid, Muaz Bin Caber, Said Bin Zayed gibi komutanlarla; Mardin, Habur, Cizre, Nusaybin, Hasankeyf, Kızıltepe, Savur, Mayafarikini savaşsız olarak ele geçirdi
O dönemler, Abdulselam Oğullarından Medar Bin Nezar ın kardeşi, Rabia nedeniyle Mardin den Habura Rakka dan Siirt e kadar olan Mezopotamya ya Diyarı Rabia denilmekteydi Savur, Mardin ve yöresi; MS 990 yılında Abu Ali Bin Hasan Mervan tarafından Mervani ler ülkesine katıldı
Etkinliğini günümüze değin sürdürecek olan bölgede neden olduğu değişmelere geç-meden,Ortadoğu ve Avrupa ya uzanan İslam imparatorluğunun merkezi bölgedeki ekonomik siyasi ve toplumsal durumunu incelemek, sonraki gelişmeleri kavramada yardımcı olacaktır
İslam imparatorluğunda bir önceki yüzyılda başlayan iç çöküntü IIyüzyılda daha belirgin bir hal aldıBir süre özerk bölgeler hanedanlığına bölünen imparatorluk İslami otoriteyi teslim eden imparator halife tarafından yönetilmiyordu
İran dan Mısıra kadar olan bölge Şii Generaller ve Aristokların elindeydi 11Yüzyıl ortalarına doğru dışardan gelen saldırılar imparatorluğunun ne denli zayıfladığını ortaya koyuyordu İspanya ve Sicilya da Hıristiyanların önemli bölgelerini ele geçirdilerHaçlılar yakın doğu olarak bilinen bölgeye girdiler Bu dönemde göçebe Türklerin çocukları alınıp Memlüklüler tarafından devlet yönetimi ve askerlikte görevlendirilirlerdiOrduda Türk askerler arttıkça o arada da Arap ve İranlılar azalıyorlardıİslam sınırının ötesinde de 200000 çadırı geçen Karahanlılar MS 960 yılında topluca Müslüman oldular
1089 yılında vezirlikten alınan baba oğul (Fahrulddevle ve Amiddevle) İsfahan a çağrıldılar Gördükleri ilgi üzerine Mervani oğullarını ortadan kaldırmaları konusunda Sultan Melik Şah ı ikna etmeyi başardılarFahrulddevle Melik Şahın komutanlarından Altuk Beyin ordusuyla Diyarbakır bölgesine girdiAmid ve Meyyo Farikin kuşatıldıKuşatmadan önce Mervani Mansur bazı önlemler almak üzere Cizreye gitmişti Uzun ve entrika dolu kuşat-madan sonra her iki kent teslim olduMelik şaha ulaşmasına rağmen Mervani Emeri ülkesini kurtaramadıBöylece 1085 Savur diğer bölge kentleri gibi Selçuklular egemenliğine girdi
1104 Yılında Haçlılar Cebeli Akar ve Suruç a saldırdıEminuddin çökmüş Nuseybini çöküşten kurtarmak için yola çıkmış olan Yakut ta yoldayken ölmüştüYerine Mardin e kardeşi Ali Altuk egemen olmak istediyse de amcası Eminuddin buna engel oldu Yerine Cebeliyi (Midyat) verdi
1105 Yılında Eminuddin;Şam ve Trablus u kuşatan Haçlılar üzerine yürürken yolda ölünce,Bağdat tan gelen Necmeddin Ilgaz, Hasan Keyf ve Mardin i ele geçirdiBu bölge durmaksızın el değiştirdi
1133 Yılında Musul Emiri Zengi ile Mardin Emiri Artukoğlu, Hüsameddin Temurtaş la anlaşarak Hasan Keyf Emiri Davut a saldırdılarAmid önlerinde karargah kurmuş olan Davut, kaleye sığındıYapılan 1 günlük savaşta yenilerek kaçtı Oğlu Süleyman Zengi ise tutsak olduAmid önünden uzaklaşan iki emir,Davut a ait olan Mardin yakınındaki Çavra (Savur) kalesini kuşattılarZengi kaleyi ele geçirerek Artuklulara verdi
1258 Yılında Mardin üzerine yürüyen Mogol Hülaguyu Nuseybin de Ahmad Nasruddin Artuk Arslan karşıladıYenilince Mardin kalesine çekildi Hülagunun oğlu Yaşmut Mardin i kuşatırken Necmeddin Gazi öldüYerini Melik El Muzaffer Kara Aslan aldı Muzaffer Kara Aslan hükümdar olunca (1258) Mogol egemenliğini kabul etti ve Hulagu adına para bastırdıMısır ve Suriye egemenliği biten ve kendisine sığınan son Eyyubi ye Savur Kalesini verdi Ancak burada kalmayarak Hasan Keyf e geçti
1394 yılında Timur Mardin e yürüdü Mardin e geldi ve hemen kuşattı Çevreyi yakıp yıkmaya koyulduSultan İsa,Timur a bağlılığını bildirdiyse de askerlerin kente saldırı düzenlemesi üzerine zincir vurularak İran daki Sultaniye ye götürüldü ve hapis edildi Timur tarafından Mardin ve bölgesinin fethi ile görevlendirilen Kara Yörük Osman Bey,Artuklular için sürekli tehdit oluşturdu
Osman Bey bir ordu hazırlayarak bölgede bulunan Savur Kalesi ni aldı 1405 yılında Timur un ölümünden sonra Şam yöresindeki dağınık Türkmenlerle birlikte Mardin dolaylarına gelen Kara Yusuf, Sultan İsa tarafından iyi bir şekilde karşılandıHamile olan eşi Kara Koyunlu Hanedanının en tanınmışı olan Cihan Şah,Mardin de doğdu
1417 yılında Kara Yusuf un Kahta ya yakın bir bölgede Kara Yörük e saldırdı Ordusunun bir bölüğü Minşar Kalesi altındaki Kürt obalarını yağmaladıKara Yörük bozguna uğradıMardin in Kuzeydoğusundaki Savur Kalesi Kara Yusuf a teslim edildi Kara Koyunlu Egemenliği Mardin ve Savur da 1432 yılına kadar sürdüBu tarihte Kara Yörük Osman yöreyi Kara Koyunlu Muhafız Emir Nasır dan aldı
1515 yılında Bıyıklı Mehmet Paşa,Mardin kuşatmasında çok az sayıda asker bırakarak Mısır üzerine yürümekte olan Yavuz Sultan Selim e katıldıMercidabık Savaşında Halep Osmanlıların eline geçince,Bıyıklı Mehmet Paşa birlikleri ile tekrar Mardin e dönerek kuşatmayı güçlendirdiMardin Kalesini ele geçirmesinden sonra Sasonlu Mehmet Bey, Davut Bey ve Kürt egemenleri Malik Halit Eyyubinin de girişimi ile savaşılmadan Savur Kalesi alındıSavur un Osmanlılar tarafından alınması haberi Yavuz Sultan Selim e Şam dan Mısır a hareketi sırasında 15 Aralık 1516 tarihinde iletildi
1518 yıllarında Mardin Kalesi fethedildikten sonra Liva(Sancak) haline getirilerek Diyarbakır a bağlandı1526 yılı icmal defterinde Savur,Mardin e bağlı bir yer olarak gösterilmekte ve Tanrı Kulu Yusuf adlı kişinin uhdesine verildiği belirtilmektedirBu yıllarda Mardin Sancağı içerisinde en önemli üç yerleşim yerinden biride Savur durBununla beraber Savur a bağlı köylerin dördü Hıristiyan,diğerleri ise Müslüman inancına sahiptir658 i Müslüman, 34,2 si Hıristiyanlarındır
Savur un 1530 da bir kaza haline getirildiği ve 1540 yılında da Amid e (Diyarbakır) bağlandığı görülmektedirAynı yılda Kethüda adında bir kişinin yönetiminde 17 hane 1 Mücerred nüfusa sahip Buzulay Türkmen grubunun ilahi köyüne yerleştiği görülmektedir Zamanla düzen yozlaşıp gelir azalınca Beyler Beyi ,Savaşa yeterli asker çıkarabilmek ve barışta düzeni koruyabilmek için,Besledikleri askerle Sekban (ordu) sarıcların sayısını arttırmak zorunda kaldılarBu nedenle vergi almaya başladılarSavurun Kadısından (hakim) iki bin kile(tahıl ölçeği) arpa,beş yüz kile un,iki yüz Batman yağ yollanmasını istediler
1840 yılında Diyarbakır eyaleti arasında bulunan Savur ve Midyattında bulunduğu 41 idari bölümden oluşmaktadır18yy Mardin Egemenliği için aşiretlerinde katıldığı yoğun mücadeler olduBu mücadelede Savurlu Hüseyin Beyde önemli rol oynadıÇekişmenin yoğunlaşarak Mardin dışına taşması ve bazı kanlı yağmalara dönüşmesi üzerine bazı idamlar zorunlu kılındıSürgücülü Hüseyin Ağa ve Gurslu Hüseyin Ağa, Süleyman Paşa tarafından Mardin de astırıldı
Milli Necip Bey in Bağdat tarafından Voyvoda olarak atanması üzerine ,Tüfekçi Başı Abdulrahim,Savurlu Salih Bey ve Sürgücülü Fendi birleşerek karşı cephe oluşturulduBu çekişmeler daha sonraları Deşi,Milli aşiretleri birleşmesine karşı bir güç haline gelen,Mardin Egemenliği çekişmesine dönüştüDiyarbakır Eyaletinin Tanzimat kapsamına alınmasıyla Osmanlı Merkezi yeni karar ve önlemlerle bölgedeki egemenliği uygulamada bir aşama sağladı Ancak Tanzimat uygulamaları istenilen sonucu vermedi
1884 yılından beri ilçe merkezi Savur olmakla birlikte,kayıtlarda tüm ilçe Avine diye geçmektedirÖrneğin Salnameler 5cilt,66sayfada Savur la ilgili Avine kazasının Kaymakamı olan Savur kasabasının bu havası çok güzeldirMüta Addid bahçeleri vardırBu bahçelerde kesretle kavak ağacı ve kabuğu pek yufka ceviz yeşerirAynı salnamenin 5cildinin 204sahifesinde de Midyat ın Garp Mardin in Şimal Cihetinde 20083 kilometre murabbai arazi ile 1 kasaba,3 nahiye, 94 Karve ( 92 Müslim,1 gayrimüslim,3 muhtelif ) ve 2487 nüfus havidirMerkezi kaza Savur ismiyle musamma olup masis dışında,Nebe an eden iki küçük çayın mültekasında vakidirBu çaylar 45 kilometre tül-i ceryani den sonra birleşip sayhan namına alarak,Dicle nehrine mahsup olur Kasaba 500 handen mürekkep olup 1 cami-i şerif,3 Hıristiyan mabedi,1 Ruşdi,1 iptidai,4 Sıbyan,1 Hıristiyan mekatibini havidirKasabanın etrafı zengin bahçeleri muhattırSavur dan 14 saat mesafede,Avine (sürgücü) ve Midyat Kazaları hududuna karıp bir mevkide vaki olan Hasankeyf Karyesi civarında,Dicle üzerinde bir gözü cesim ve musanna 1 köprü varsa da Mümiri zamanla harap olmuşturBu karyenin haneleri umumiyetle oyulmuş sahraların derininde inşa olunmuştur
IDünya savaşı sırasında Savur diğer işgal dışı yerler gibi göçmen akınına uğrayarak , Kıtlığı ve açlığı yaşadıGöçmenlerin, Rus askerlerinden çok ermeni saldırılarından korunmak için yerlerinden kaçan, Müslüman unsurlardan oluştukları günümüzde yaşlı insanlar tarafından anlatılmaktadır
1919 İttihat ve Terakki Cemiyetinin denetiminde olduğu bilinen ve ne zaman kimler tarafından kurulduğu saptanamayan,Türk ocağı 1920 yılında devlet tarafından desteklenmektedirValilik bütçesinden, Savur Türk Ocağına 500 lira ayrılmıştır
1928 Yılında umumi müfettişlik faaliyete geçtiğinde RESMİ açıklamalara göre,Bölgenin asayişini bozan çeteler;Ömergahlı Ahmed Süleyman Çetesi 30 mevcutlu olup,Mardinin Savur kazasıyla kısmen, Nusaybin kazası dahilinde faaliyette bulunmaktadır Osman Çetesi 18 mevcutlu olup,Savur kazası civarında şekavet faaliyetinde bulunmakta ve takip ve Tanziyik karşısında,Suriye ye geçerek, Haco Romanlı Emin ve Şey Said in oğulları ile temasa geçerek siyasi mahiyet kazanıp zaman zaman bölgelerinde şekavette devam etmektedirBu tarihlerde çeteler artarak baş göstermekteydiSayıları artan gruplar Genel Kurmay Başkanlığına kadar iletilmiştir
Genel Kurmay buna karşılık (7kolordu) 25-26MAYIS 1930 gecesi harekatı üç koldan yürüttüÇıkan çarpışmada asilerin 3 ölü,3 yaralı verdiği,ayrıca 29 kişinin de dağlara firar ettiği belirtilmiştir3 Hazirana kadar devam eden arama ve taramada bölgeden,281 Silah alındı3 Hazirandan sonra köylerine dönmeye başlayan silahlı asiler,üzerlerine gidilmeyerek konunun idari makamlarla halledilmesini, İbrahim Tali Bey Mardin valisi ve katılan birliklere teşekkür ederek harekata son verdi